iç dökme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iç dökme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2026 Çarşamba

23 Eylül 2026 Günden Kalanlar


 Her şey zamanını bekler.
***
Canım kendim,
Dünyayı değiştirmeye gücün yetmez;
 ancak 
buna rağmen
 kendince doğru bildiğin şeyleri yaparak
doğru yönde hareket edebilirsin.
***
Gördüğünü ört, görmediğini söyleme.
***




16 Eylül 2026 Çarşamba

16 Eylül 2026 Günden Kalanlar


  Acaba bitkilerde hayata karşı bizim kadar kaygılı mı?

-Yağmur yağacak mı?

-Güneş açacak mı?

-Beni sulayacaklar mı?

-Yoksa kuruyup gidecek miyim?

***

Ya göçmen kuşlar?

-Fırtına çıkar mı? 

-Aç kalır mıyız?

-Bu sene de sevdiğimiz diyarlara kavuşur muyuz?

***

Senden bir hatıra bana bu şarkı.

Sevdiklerimiz hep yanımızda olsun.

***

Özlem deyince de babam...

11 Eylül 2026 Cuma

11 Eylül 2026 Günden Kalanlar


Akıntıya karşı değil akıntı ile birlikte hareket et. 

Kendine ve baskalarına ne yapmaları gerektiğini söyleme. 

Esnekliği hayatına geçir. 

Canım kendim hayatı akışına bırak. 

Demişim kendime 7 ocak 2021'de.

Aradan koca 5 sene geçmiş. Söylemekle, yazmakla olmamış. 

*** 

Gün iş stresi ve gerginlikle başladı. 

Öğlen olmadan 80 yaşına varmış kayınvalidem başka bir şehirden arayıp, telaş içinde; babana bir şeyler oluyor, dedi. 

Önce olayı kavrayamadım. Kayınvalidem son zamanlarda biraz tahammülsüzleşmişti. 

Bir yanım abartıyor mu acaba derken diğer yanım kadının bir bildiği vardır elbet, 

60 yıllık kocasındaki garipliği 

tabi ki en iyi o fark eder, dedim.

Nasıl bir şeyler oluyor, diye sordum.

Dengesi bozuk, kafası karışık, dedi.

O anda kafamın içinde alarmlar çalmaya başladı.

İlk aklıma gelen beyne pıhtı atmış olma ihtimali oldu.

Böyle durumlarda zamanın önemini biliyorum. 

Acilen 112 yi ve kocayı baba ocağına yolladım.

Yanılmamışım,  gerçekten küçük bir atak geçirmiş.

Şükür ki sekel kalmadan müdahale edilebildi.

Telaşlı, endişe dolu bir günün gecesinde başımı yastığa koyduğumda 

kayınvalidenin korkusunu ve telaşını düşündüm.

Zaman zaman birbirlerine kızsalar da, kırılsalar da bir an olsun kocasının yanından ayrılmak istemedi.

 Dile kolay; birbirine adanmış  60 yıl. 

Koca bir ömür. 

İyi günde kötü günde hep yan yana.

Onlar artık karıkoca değil, bir elmanın iki  yarısı.

Yarısı giderse öbür yarısı da gün gün solar.

Biliyorum...

Annemden.

***

Bitkiler varlıklarını sürdürebilmek için insanları kullanıyor olabilir mi? (Güzellikleriyle, lezzetleriyle, kokularıyla...)



7 Ağustos 2026 Cuma

07 Ağustos 2026 Günden Kalanlar


Bugün yine hayatın pozitif tarafındayım.

Baktığım her yerde güzellikler görüyorum. 

Aslında her gün aynı yerlere bakıyorum.

Bazen güzeli, bazen çirkini görmek benim seçimim.

Hayatımızda bir sorun olduğunda bakış açını değiştir derler ya, 

işte tam da bu. 

Bugün bakış açım güzele doğru.

Tüm günü nasıl yaşayacağımı  belirleyen tamamen benim seçimim.

Tabi ruh halimi etkileyen faktörler de yadsınamaz.

Mesela günün cuma olması, 

benim yarın itibariyle tatile çıkacak olmam, 

ruhumu doyuracak sesler keşfedişim 

günümü aydınlatan faktörler.

Karartanları hiç sıralayıp tadımı kaçırmayayım.

***

Burnumun direği sızlayarak özlerdim, özlemeyi unuttum mu?

***



30 Temmuz 2026 Perşembe

30 Temmuz 2026 Günden Kalanlar


1 Bornozum, 1 banyo havlum, 1 misafir banyo havlum, 2 tane plaj havlum vardı. 
Sonra annem ve babam 1 banyo havlusu daha hediye etti. 
Sonra ben evlendim. 
1 bornoz ve 1 banyo havlum daha oldu. 
2 tanede çeyizden çıktı. 
İşte ben hep bu yüzünden uyuyamıyorum. 
***
Biri benim için bir tatil organize etse ve ben sadece dahil olsam.
***
Buralara gelebildiğime göre işler biraz da olsa yoluna girmiş demektir.
***
Uzun zaman sonra eskiden yapmayı çok sevdiğim,
 son yıllarda ihmal ettiğim bir şey yaptım.
Kendimle bir kitapçının cafesinde 1 saatlik bir buluşma gerçekleştirdim.
Kendime güzel bir kahve ısmarlayıp, 
kendim üzerine düşündüm.
Bu başbaşınalık bana pek iyi geldi. 
(başbaşınalık diye bir kelime var mı acaba? 🙃)

28 Temmuz 2026 Salı

28 Temmuz 2026 Günden Kalanlar

 


Sıkışmışlık...

***
Başına bir şey gelecek korkusuyla ne kadar çabalarsan korktuğun her ne ise o kadar çabuk olur. Akışa teslim ol...

***
Memento Mori

***
Kelimeleri güzel olmayanların hayatları güzel olabilir mi?

***
Yine Martin Eden / Jack London okuyorum. 

"Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olamaz"

"İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum... Ama anlatamıyorum..."

"Ait olduğu yeri bulamamıştı..."

Duygularıma tercüman. 

***
Farkındalık üzerine; 
" Mutlu insan saçını tararken saçını düşünen insandır. "

***









2 Ocak 2026 Cuma

02 Ocak 2026 Günden Kalanlar


Canım kendim biliyorum 2025 senin için biraz zorlu geçti. 

Ama üstesinden geldin. 

2026 daha güzel olacak biliyorum.

2027'ye bu güzel evde girmeye niyet ediyorum. (Amin)

***

Bu yıl;

"Hiçbir şey için telaşlanmayacağım. Neyin ne zaman olacağıyla ilgili kendimi strese sokmayacağım.

Kendimi gereksiz ve çok düşünerek mahvetmek yerine,

inandıklarıma sıkıca sarılıp hayatımda olan her şeyin beni nihai hedefime doğru yönlendirdiğine inanacağım. Olması gereken her şey, sağlıklı ve yavaş bir şekilde olacak.

Buna inanıyorum."

(Kaynağı bilinmeyen alıntı)

***




9 Kasım 2025 Pazar

09 Kasım 2025 Günden Kalanlar

Günler hızlıca akıp gidiyor. Nefes alacak zaman yok. Benim nefesim yalnızlığım. Kendime kaçmaya öyle ihtiyacım var ki. Bu arzumu tuhaf karşılıyorlar. Normal olmadığımı düşünen bir kesim de var. Onlara göre yabaniyim. 

İnsan dediğin sosyal olmalı, birbiriyle kaynaşmalı. Hep yapışık, mıç mıç gezmeli. Hiç susmadan konuşmalı, türleriyle haşır neşir olmalı. Pehhh. 

Arkadaş, kalabalık, kargaşa, gürültü, boş muhabbet bana yaramıyor. Fazlasına maruz kalınca enerjim tükeniyor. İlla bir ara vermeliyim. Yoksa kaldıramıyorum, huzurum kaçıyor. Tedavim basit. Sessiz sakin bir ortamda kendimle buluşmak, kendimle haşır neşir olmak, yani küçük bir inziva. 

Bunun nesi kötü? 

O zaman bana  göre de sizsiniz tuhaf. Kendi iç sesinizden korktuğunuz için kaçıyorsunuz yalnızlıktan.  Aslında kaçtığınız yalnızlık değil kendinizsiniz.  Kalabalıklar içinde susturuyorsunuz iç sesinizi ve erteliyorsunuz yüzleşmeyi.

***

"Sık sık kendi içine çekilmelidir insan. Öte yandan, yalnızlık bizim insanlara karşı özlem duymamıza sebep olur, kalabalık ise kendimize karşı özlem duymamıza, ve biri diğeri için çare olur. Yalnızlık, kalabalığa karşı duyulan nefrete, kalabalık ise yalnızlıktan duyulan bıkkınlığa çare olur!" Seneca/ Ruh Dinginliği Üzerine