30 Nisan 2025 Çarşamba

30 Nisan 2025 Günden Kalanlar

 "Fevkalade zaferlerim olmayabilir lakin içinden sağ çıkmayı başardığım yenilgilerimle sizi şaşırtabilirim." Anton Çehov 

***

Doğduğumdan beri zihnimi toparlayamıyorum. Zihnim bir kuş misali daldan dala geziyor.

Ben niye bu dünyaya geldim, varoluş amacım nedir arayışlarım hala sürüyor.

Kapalı bir kutuyum kendimi çözemiyorum. 

Bir ben var benden içeri tek derdim ona ulaşmak, onu anlamak.

Gerçekten bana ait olan elbiseyi mi giyiyorum? 

Yoksa başkalarının biçtiği elbiseyle mi devam ediyorum?

***       

Bu aralar Oliver Sacks'ı merak ediyorum. Uyanışlar kitabını okumayı düşünüyorum. Filmi de varmış.

Bir de dizi var Brilliant Minds, 2 bölüm izledim şimdilik ilgi çekici. Dizi prosopagnozi hastalığı olan idealist bir nörolog etrafında dönüyor. 

En sevdiğim podcast Nilay Örnek'in sunduğu Nasıl Olunur? olabilir. 

Beni güzel besliyor. Oliver Sacks da onun podcastlerinden  dikkatimi çekti.             

***                                                                                                 

Huzursuzluğun Kitabı'nı (Fernando Pessoa) okuyorum huzura ermek için? Ama yazar benden de huzursuz.

" Hayatım kavruk kaldı, çünkü düşlerdeki halinde bile

cazibeden yoksun gibiydi. Sonunda düşlerin verdiği

yorgunluk beni ele geçirdi... Bunu hissedince, dışımdan

gelen, sahte bir duyguya kapıldım, sonsuz bir yolun sonuna

mı gelmiştim yoksa... Kendimden taşıp kim bilir

nereye düştüm ve hiç kıpırdamadan, boş yere kaldım

orada. Daha önce olduğum bir şeyim. Var olduğumu hissettiğim

yerde değilim; kendimi ararken, beni arayanın

kim olduğunu bilemiyorum. Her şeyden sıkılarak gevşiyorum.

Ruhumdan kovulmuşum sanki." Syf:241

***



28 Nisan 2025 Pazartesi

Dönüştüm de dönüştüm

İlk günlüğümü sanırım orta okulda yazmaya başladım. İlk blog maceram 2006 ya dayanıyor. 

Günlük dışında çeşit çeşit defterler tuttum. Sabah sayfaları, okuduğum kitap yorumları, alıntılar defteri, gelişim defteri, günlük notlar defteri, gezi defteri vs vs vs. bunların yanında 2 blog, bir kaç sosyal medya platformu... 

İlla ki hep bir yazma isteği, hep bir kağıt kalem. 

Yazmak hep içimde ama hep yarım yamalak. 

Dönüştüm de dönüştüm ama yazma konusunda hala bir dikiş tutturamadım. 

Bu sayfayı da 2012'de  manifest için açmışım.

İsteğime de kavuşmuşum ama çokta umduğum gibi olmamış. 

İşte... Hayaller gerçekler...

Gece çekmece kitap kurcalarken küçük bir not kağıdında bu blogun mail adresini buldum. Unutmuşum gitmiş böyle bir adres açtığımı.

İşe gelir gelmez hemen bir iki şifre denemesi ile açtım maili.

13 sene geçse de kendimi tanıyorum bu mailin bir bloga çıkacağını biliyordum.

Kendime bir yeşil çay salladım.. Sallama paketinin tutma kağıdında yazan nota itaat ederek; "Sevdiğin bir müzikle bulunduğun anın tadını çıkar."Bbir müzik açtım.

Blogu baştan sona okudum. 13 sene önceki kafaya azıcık güldüm :))

Sonra hepsini silip yeni bir başlangıç yapmaya karar verdim.

Haydi bakalım hoş geldim.