12 Eylül 2025 Cuma

12 Eylül 2025 Günden Kalanlar- İç Ferahlatma : )

İnsanlar bir şekilde içini döküp rahatlayabilmeli, ciğerleri boşalana kadar, boğazı patlayana kadar bağırıp içindeki boşluğu, acıyı, kederi, neşeyi siz ne derseniz, biriken o şeyi dışarı atabilmeli, diye düşünürken aklıma geçmişten 3 görüntü geliyor.

1- Orta okulda kuzenimle ana caddede kamyonlar geçerken, var gücümüzle çığlık çığlığa bağırmamız.

2- Lisede cam bir kupayı yere atarak patlatmam. (Şuan bunu nasıl yaptığıma kendimde inanamıyorum :P )

3- Üniversitenin başlarında bir arkadaşımın beni dağ yoluna çıkartıp bağır bağırabildiğince demesi ve benim var gücümle, içimdeki bütün çığlığı, aşağıda görünen şehre kusmam.

Bunların hiç birini öfke ile yapmadığımı hatırlıyorum. Sadece içimde beni sıkıştıran o şeyden kurtulmaktı amacım. Rahatladığımı da hatırlıyorum. 

Yöntemler ne kadar doğru bilemiyorum ama, içe atmaktansa dışa bırakmayı tercih ederken bunu nerede tersine çevirdiğimi hatırlamıyorum.

Tüm bunları düşünürken gene bir cadde kenarındayım. Üstelik bu sefer metroda geçiyor. Çığlık atmaya cesaret edemesem de usul usul bir şarkı tutturuyorum. Sesimin volümü gittikçe artıyor. Yolun sonuna doğru  bayağı avaz avaz şarkı söylerken buluyorum kendimi. 

E ne yalan söyleyeyim yaptığım şey bayağı iyi geliyor, e sesim de fena değil sanki diyerek evin yolunu tutuyorum. 

***

"İnsanın kafasının içine kimsenin karışmaması çok güzel bir şey." Angela'nın Külleri- Frank Mccourt (Şahane bir kitaptı, tekrar okumalı)

***



1 yorum:

  1. Bağırarak rahatladığım bir zaman hiç olmadı. Ama hüngür hüngür ağlayıp sıkıntılarımı attığım çok oldu. Herkes için farklı sanırım.

    YanıtlaSil