İlk günlüğümü sanırım orta okulda yazmaya başladım. İlk blog maceram 2006 ya dayanıyor.
Günlük dışında çeşit çeşit defterler tuttum. Sabah sayfaları, okuduğum kitap yorumları, alıntılar defteri, gelişim defteri, günlük notlar defteri, gezi defteri vs vs vs. bunların yanında 2 blog, bir kaç sosyal medya platformu...
İlla ki hep bir yazma isteği, hep bir kağıt kalem.
Yazmak hep içimde ama hep yarım yamalak.
Dönüştüm de dönüştüm ama yazma konusunda hala bir dikiş tutturamadım.
Bu sayfayı da 2012'de manifest için açmışım.
İsteğime de kavuşmuşum ama çokta umduğum gibi olmamış.
İşte... Hayaller gerçekler...
Gece çekmece kitap kurcalarken küçük bir not kağıdında bu blogun mail adresini buldum. Unutmuşum gitmiş böyle bir adres açtığımı.
İşe gelir gelmez hemen bir iki şifre denemesi ile açtım maili.
13 sene geçse de kendimi tanıyorum bu mailin bir bloga çıkacağını biliyordum.
Kendime bir yeşil çay salladım.. Sallama paketinin tutma kağıdında yazan nota itaat ederek; "Sevdiğin bir müzikle bulunduğun anın tadını çıkar."Bbir müzik açtım.
Blogu baştan sona okudum. 13 sene önceki kafaya azıcık güldüm :))
Sonra hepsini silip yeni bir başlangıç yapmaya karar verdim.
Haydi bakalım hoş geldim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder